HEMEN OKU
Ekmeğin Peşinde

Ekmeğin Peşinde

Çok uzun zamandır yazmıyorum. Vaktim mi yok? Hayır, var. Hem de bolca. İşten ayrıldım, uzun zaman oldu. Kendi hayalimin peşine düştüm. Sabahın köründe kalkıp kepenklerini kaldırdığım bir dükkanım olsun istedim çünkü hep. Derdini tasasını çekeceğim, uğrunda uykusuz kalacağım, risk alacağım, düşeceğim, kalkacağım, büyüyeceğim bir yer. Büyüteceğim bir yer olsun istedim. Benim olsun. Batsa da benim, çıksa da. Kendim için yapayım bunu, geleceğim için. Bu yüzden de arayıştayım. İçsel olarak değil. Dükkan arıyorum. Bu devirde iyi bir dükkan bulmak, hayatınızın aşkını bulmak kadar zorlu.

Çünkü bilemiyorsunuz. Cephesi geniş diye tuttuğunuz dükkanın bacası yakabiliyor canınızı. Ya da çehresi güzel, iş yapar sanıyorsunuz. Yapmıyor. Bitiriyor sizi. Mükemmel olsun, popüler olsun istiyorsunuz. Ona da gücünüz yetmiyor. İçi çok güzel oluyor bazısının, dışı eh. Bu kez siz olmaz diyorsunuz. Sonra bir bakıyorsunuz başkası almış, yürümüş gitmiş. Tahmin edemiyorsunuz. Biriyle asla tutmayan, başkasıyla yeniden doğabiliyor. Yani anlatmak istediğim, dükkan işi, biraz şans işi.

Bu sırada, eşim dostum beni boştayım sanıyor. Aslında haklılar, çünkü öyleyim. Sabah kalkıp işe veya okula gitmediğinizde otomatikman öyle oluyorsunuz. Halbuki araştırma ve geliştirme sürecindesiniz. Denemeler yapıyorsunuz, dolaşıyorsunuz, düşünüyorsunuz, şöyle mi olsa daha iyi, böyle mi olsa daha çok iş yapar diye. Tabi, dükkan olmadan hayata geçemeyeceği için biraz havada kalıyor. İnsanlara gözleriyle görüp, dokunamadıkları şeyler anlattığınızda önemsemiyorlar. Masal gibi geliyor. Ne zaman ki bir şeyler hayata geçmeye başlıyor, o zaman idealist, cesur, sıra dışı, harika biri oluveriyorsunuz. Garip ama gerçek.

Ben burada bir süre çoğunlukla, bu yılın Mart ayından beri baktığım ekşi mayamdan, onunla yaptığım ekmeklerden, deneyimlerimden, yapmak istediklerimden bahsedeceğim. Ekmeği anlatacağım. Kendi ekmeğimi.

Çok uzun zamandır yazmıyorum. Vaktim mi yok? Hayır, var. Hem de bolca. İşten ayrıldım, uzun zaman oldu. Kendi hayalimin peşine düştüm. Sabahın köründe kalkıp kepenklerini kaldırdığım bir dükkanım olsun istedim çünkü hep. Derdini tasasını çekeceğim, uğrunda uykusuz kalacağım, risk alacağım, düşeceğim, kalkacağım, büyüyeceğim bir yer. Büyüteceğim bir yer olsun istedim. Benim olsun. Batsa da benim, çıksa da. Kendim için yapayım bunu, geleceğim için. Bu yüzden de arayıştayım. İçsel olarak değil. Dükkan arıyorum. Bu devirde iyi bir dükkan bulmak, hayatınızın aşkını bulmak kadar zorlu. Çünkü bilemiyorsunuz. Cephesi geniş diye tuttuğunuz dükkanın bacası yakabiliyor canınızı. Ya da çehresi güzel, iş yapar sanıyorsunuz.…

Review Overview

User Rating: Be the first one !
0

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*