HEMEN OKU
Lezzetin Gücü Adına

Lezzetin Gücü Adına

Lezzet kavramını biraz açalım. Tabağımızdaki yemekten bir lokma alıp ağzımıza attığımızda yemeğin içindeki tat molekülleri dilimizdeki tat alıcılarına ulaşır. Eş zamanlı bir operasyonla yemeğin içindeki koku molekülleri de buharlaşma evresine geçerek burundaki koku alıcılarına doğru yola çıkar. Bu moleküllerin birbirleriyle olan etkileşimleri sayesinde beynimize mesajlar yollanır ve yediğimiz yemeğin lezzetini saniyeler içinde algılayabiliriz. Peki ya bu moleküller arasında bir etkileşim olmasa, sadece tat veya sadece kokuyla lezzete ulaşabilir miyiz? Sanmıyorum. Neden nezle veya grip olduğunuzda yemekler bir anda lezzetsizleşir ve yediğiniz hiçbir şeyden zevk almazsınız? Burnunuz tıkalı olduğu için olabilir mi? Koku molekülleri buharlaşıp burnunuzdaki koku alıcılarına gidemiyor ve bu nedenle beyniniz yediğiniz yemeğin lezzetli olup olmadığına karar veremiyordur belki? Evet, aynen böyle oluyor. Tat veya kokudan biri eksikse lezzete giden yollar tıkanıyor. Özellikle de koku.

Bunu deneyerek bulmanızı istiyorum. Bu yüzden Heston Blumenthal’in bir kitabında okuyup yaptığım bir testten bahsedeceğim. Bu çok basit bir test ama sonuç büyüleyici olabiliyor. Bunu aroması yoğun bir bisküvi ile deneyebilirsiniz. Ben tahinli bir kurabiyeyle denemiştim, kişisel önerim o olsun. Şimdi başlıyoruz. Bir elinizle burnunuzu kapatın. Yani burnunuzdan hiç nefes almıyorsunuz. Tabi ağzınızdan almaya devam edin ki teste devam edebilelim. Bu sırada elinizdeki yiyecekten bir parça ısırın ve çiğnemeye başlayın. Aynı anda nefes de almaya çalıştığınız için biraz zor gelebilir ama değil, dikkatli olun. Bu aşamada hissedebileceğiniz tek şey tat, yani yediğiniz şeyin tatlı, tuzlu, acı, ekşi veya umami olup olmadığı. Bir şeyler yavan yani, eksik. Kesinlikle lezzetli değil. Şimdi en çarpıcı noktaya geldik. Eğer bu test için doğru yiyeceği seçtiyseniz burnunuzu açtığınız anda büyük bir lezzet şoku yaşayacaksınız. Çünkü koku molekülleri bir anda alıcılara ulaşacak ve beyniniz aradığı lezzeti çok yoğun bir şekilde algılayacak. Ben bu testi yaparken ağzıma attığım kurabiyenin tahinli olduğunu bile bilmiyordum ve burnumu açana kadar da bilmedim. Eğer koku olmasaydı, o benim için çiğnediğim herhangi bir şey olarak kalacaktı. Diyorum ya koku lezzet için çok önemli diye.

Örneğin, bazı şefler de sos yaparken fazlaca un eklemenin sosu lezzetsiz yapacağını düşünüyor. Haksızlar mı? Haklılar. Neden? Çünkü, protein ve nişasta gibi kokusuz moleküller sosun içindeki koku moleküllerine yapışarak onların hareketlerini kısıtlıyor. Böylece koku molekülleri alıcıları harekete geçirmekte zorlanıyor. Bu da aynı az önce bahsettiğimiz gibi lezzetsiz sonuçlar doğurabiliyor.

Lezzet kavramını biraz açalım. Tabağımızdaki yemekten bir lokma alıp ağzımıza attığımızda yemeğin içindeki tat molekülleri dilimizdeki tat alıcılarına ulaşır. Eş zamanlı bir operasyonla yemeğin içindeki koku molekülleri de buharlaşma evresine geçerek burundaki koku alıcılarına doğru yola çıkar. Bu moleküllerin birbirleriyle olan etkileşimleri sayesinde beynimize mesajlar yollanır ve yediğimiz yemeğin lezzetini saniyeler içinde algılayabiliriz. Peki ya bu moleküller arasında bir etkileşim olmasa, sadece tat veya sadece kokuyla lezzete ulaşabilir miyiz? Sanmıyorum. Neden nezle veya grip olduğunuzda yemekler bir anda lezzetsizleşir ve yediğiniz hiçbir şeyden zevk almazsınız? Burnunuz tıkalı olduğu için olabilir mi? Koku molekülleri buharlaşıp burnunuzdaki koku alıcılarına gidemiyor ve bu…

Review Overview

User Rating: 4.8 ( 1 votes)
0

One comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*